Anayasa ne iş(imiz)e yarar?

MODERNLEŞME, HUKUK, ANAYASACILIK VE TÜRKİYE

 

 Düzenleyenler:         YTÜ Küresel İncelemeler Merkezi

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği, 

  

 Konferansın kavramsal çerçevesi:

 Modern devlet’in oluşumu süreci bir anlamda hukukun yeniden şekillendirilmesi sürecidir. Bir diğer perspektiften bakıldığında, bunun hukukun işlevine ilişkin bir değişim süreci olduğu da ileri sürülebilir. Geleneksel toplumda durağan toplumsal ilişki biçimleri çerçevesinde şekillenen hukuki yapı moderniteyle ve modern toplumun siyasi örgütü olan devletin ortaya çıkışıyla birlikte kabuk değiştirmiştir. Yeni çerçevede hukuk, ezelden beri sahip olduğu “toplumsal düzeni koruma” işlevine paralel olarak bir de “toplumsal düzeni biçimlendirme” işlevini edinecektir. Başka bir deyişle, hukuk moderniteyle birlikte toplumsal mühendislik projelerinin araçsal parçalarından biri haline (de) dönüşmüştür.

 

Ne var ki, hukukun modernleşmeyle birlikte değişen, çeşitlenen işlevi salt toplumu yukardan aşağı biçimlendirmede kullanılan bir kalıp, bir korse olmakla sınırlı değildir. Modernleşme sürecinde toplum da tanım değiştirmiş, geleneksel çerçevede daha çok organik bağlar üzerinden anlamlandırılan toplumun yerine, “İnsan” kavramının tüm olumlu özelliklerini bezenen bireylerden kurulu bir toplum anlayışı geçmiştir. Bu çerçevede hukukun üstleneceği işlevlerden birisi de, toplumun temelini oluşturan ve doğuştan eşit ve özgür olan bireyleri merkezi siyasi iktidarın baskısına karşı korumaktır.

 

Hukukun modern dönemlerde kazandığı bu iki farklı içerik birbiriyle mutlak anlamda bir zıtlık içinde düşünülmemelidir. Eşit ve özgür doğan Birey-İnsanın geleneksel toplumun kişi üzerinde yarattığı “cemaat baskısı”ndan korunması gerekir perspektifinden, yani modernist bir pencereden bakıldığında, hukukun Birey-İnsan’ı hem “mahalle”ye hem de merkezi devlete karşı aynı anda korumasında kuramsal düzlemde bir çelişki yoktur. Çelişki, geleneksel bağlardan sıyrılmak istemeyen, yani yine modernist pencereden bakarsak “özgürleşmek istemeyen” toplum üyesinin bu talebini merkezi iktidara karşı İnsan Hakları formatında bir “özgürlük” talebi olarak iletmesiyle ortaya çıkmaktadır. Ancak, bu noktada ortaya çıkan çelişkinin geleneksellik içinde kalmak isteyen kişinin mi, yoksa bizzat modernitenin mi çelişkisi olduğu büyük ölçüde tartışmalıdır; ve bu konu geniş bir düzlemde tartışılmalıdır.

 

Düzenlediğimiz konferans bu yukarıda açıklanan çelişkinin gerek kuramsal düzlemde gerek Türkiye özelinde belirginleşen bazı alt başlıklarının hukuk kavramı, anayasacılık hareketleri, insan hakları ideolojisi ve devlet-toplum ilişkileri parametreleri açısından masaya yatırıldığı bir platform olacaktır.


 

Konferans Programı

 

I. Oturum (10.00-12.00): Kavramsal Boyut

Oturum Başkanı:          Haldun Gülalp (YTÜ)

Konuşmacılar: Tülin Bumin (GSÜ)

“Modernleşme ve Hukuk”

 

Cemal Bali Akal (İBÜ)

“Hukuk Eğitimi ve Pozitivizm”

 

Ozan Erözden (YTÜ)

“Modern Devlet Ne Ölçüde İnsan Haklarına Dayalı Hukuk Devleti Olabilir?”

Tartışma

 

Öğle Arası: 12.00 -13.30

 

II. Oturum (13.30-17.00): Modernleşme, Hukuk ve Anayasacılık Düzleminde Türkiye

Oturum Başkanı:          Gençay Gürsoy (İÜ)

 

Konuşmacılar: Nihal Saban (MÜ)

“Cumhuriyet Dönemi Vergi ve Kamu Harcamaları Siyasaları Perspektifinden Türkiye’de Devlet-Toplum İletişimi”

 

Kerim Atamer (İBÜ)

“Bir Modernleştirme Projesi Olarak Kodifikasyon”

Tartışma

 

Kahve Arası: (15.00-15.30)

 

Oktay Uygun (İÜ)

“Türkiye’de Anayasacılık Hareketlerinin Yol Haritası: Tepeden Demokratikleşme mi?”

 

Olgun Akbulut

“Ulusal Hukukun Uluslararası Kaynakları: Uluslararası İnsan Hakları Belgeleri ve Türkiye İç Hukuku Gerilimi”

Tartışma

 

Tarih:                         18 Nisan 2008, Cuma

Yer:                            Y.T.Ü. Hünkar Dairesi (Rektörlük Binası)