BASIN AÇIKLAMASI 29.02.2008

 (YÖK SİSTEMİ DEĞİŞMEDİKÇE SORUNLAR ARTAR)

 

                               

AKP hükümeti döneminde, üniversiteler ve bilimin üzerindeki baskıların azalması bir yana çok daha etkili bir biçimde uygulanmağa başlanmış ve endişelerimizi arttırmıştır Keza, hükümet ile YÖK arasında yaşanan birliktelik ile rektörler dolayısıyla üniversite üzerindeki baskıları üniversitelerin ve bilimsel faaliyetin özgürleşmesi ve daha nitelikli bir hale gelmesi değil, üniversitelerdeki iktidarın paylaşım mücadelesi biçiminde gerçekleşmeye başlamıştır.

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği olarak üniversitelerimizi ve bilim insanlarımızı olumsuz yönde etkileyen bu örneği verirken üniversitelerin kendi içinde, akademik insanlar arasındaki iktidara yakın olma-iktidar gücünü kullanmadaki ilişkilerin getirdiği akademik etiğe uymayan davranışlar, yozlaşma ve etkisizleştirilme de önemli bir faktör olmuştur. Üniversiteler, bulunduğu bölgede yaşayan toplum ve toplumsal sorunlardan uzak durmuş, kent yaşamı ile bütünleşmede varlık gösterememiştir. Bir yandan da gerici bir siyasi yapılanma ve iktidar baskısı ile ileride tamiri mümkün olamayacak siyasi bir yozlaşma içindedir.12 Eylül ile başlayan ve takip eden süreçte sistematik biçimde uygulanan politikalarla üniversitelerin asli nitelik ve işlevlerinde ortaya çıkan erozyonun telafi edilebilmesi için, siyaset, din ve piyasanın kıskacındaki üniversiteyi baskılardan arındırma, özgürleştirme zamanıdır.

Üniversitelerin esas işlevi gereği ve konumu bakımından özerk-bağımsız bir yapı içinde ne kadar yönetimden uzak durur ve etkisi altında olmazsa o kadar yücelir ve evrensel olur. Üniversitenin esas görevi yeni düşünceler ve bilgiler üretmesi, bu düşünce ve bilgileri özgürce tartışabileceği bireylerin sığınağı olabilmesidir. Bu sığınak içinde ne hamasi nutuklar, ne tek bir düşünce ve ideolojinin etkisinde aynen ordu gibi ondan cumhuriyeti korumak ve kollamak görevinin beklentisi, ne de din sömürücülerinin yer aldığı alanlar olabilir. Her siyasetin-ideolojinin, dinsel yapının özgürce tartışıldığı tüm baskı ve dış etkilere karşı bireylerin korunma alanlarıdır. İşte bu çerçevede bundan öncekiler gibi yeni YÖK başkanı da, devlet yönetiminin bir parçası olan YÖK sistemi içinde devleti yönetenlerin etkisinde görüş ve açıklamaları ile bu sistemin önemli bir parçası olduğunu göstermiştir. YÖK başkanının istifa etmesi veya görevden alınmasının bu sistem yerinde durduğu sürece fazlaca bir kıymeti yoktur.

Derneğimizin yıllardan beri savuna geldiği üniversitelerin evrensel üniversite kriterleri doğrultusunda değişimi, dönüşümü kaçınılmaz olmuştur. YÖK sistemi biran önce YOK edilmelidir. Üniversitenin, özerk, demokratik bir yapılanma süreci başlatılmadığı sürece bugün yaşanan bu sorunlar daha da artarak derinleşir. Bundan sadece üniversiteler değil, bilim, teknoloji, ülkenin gelişimi, dolayısı ile toplum zarar görür. Hükümeti, Muhalefet partilerini, bağımsız milletvekillerini, demokratik kitle örgütlerini, rektörleri, üniversite bileşenlerini, görsel ve yazılı medya sorumlularını üniversiter sistemin biran önce evrensel ölçütlerde değişimi ve dönüşümü için göreve davet ediyoruz. Saygılarımızla.29.02.2008

 

   

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği

Yönetim Kurulu Adına

Başkan

Prof. Dr. Tahsin YEŞİLDERE

Cep Tel: 0533 722 14 69