Çok özel bir siyasi dönemde çıkan 2547 sayılı
Yüksek Öğrenim Kanunu ile kurulan YÖK sistemi yasalaştığı
1981’den bu yana sürekli eleştirilmiştir. Ancak hükümetler
zaman zaman eleştirmekle birlikte bu merkeziyetçi yapıya
dokunmamışlardır. Oysa ki bilimsel gelişmenin sağlanabilmesi
için yükseköğretim sistemi hükümetlerden bağımsız ve özerk
olmalıdır. YÖK’ün yetkilerinin sınırsızlığı bilimsel özgürlüğe
ve demokratik katılıma aykırıdır.
Biz Üniversite Üyeleri Derneği olarak
görüşlerimizi her fırsatta yazılı ve sözlü olarak bütün yetkili
mercilere ve kamuoyuna sunmuş bulunuyoruz. Şimdi bilimsel
özgürlüğe sahip, katılımcı, laik, çağdaş bir üniversite
talebimizi yineliyor, öğretim üyelerinin oylarına sahip
çıkmalarını talep ediyor ve YÖK’ü öğretim üyelerinin seçimlerine
saygılı olmaya çağırıyoruz.
Bugünkü mevcut sistemde YÖK Başkanının ve genel
kurulunun Rektör aday adaylarını Cumhurbaşkanı’na sunmada hangi
kriterleri uyguladıklarını açıklamaya da önemle davet ediyoruz.
Ayrıca YÖK sistemini istenen akademik özgürlüğü
ve üniversite özerkliğini sağlayacak şekilde dönüştürebilmek
için geniş bir platformda biz öğretim üyeleri hep birlikte
tartışalım ve kendi önerimizi geniş katılımla hükümete sunalım.
Biz öğretim üyeleri derneği olarak bu girişimi
sizlerin katkılarıyla başlatmak ve şimdiye kadar
yapılan bütün çalışmaları bir bütün olarak
değerlendirme teklifinde bulunuyoruz. Saygılarımızla