BASIN AÇIKLAMASI
17.06. 2008
Üniversitelerde Rektör
seçimleri ve Atanma Süreçleri Başladı.
Haziran ayı içinde 22
Üniversitede Rektör seçimleri yapılacak
Nasıl bir Rektör ve
Nasıl bir Dekan ve atanmaları hakkında görüşlerimiz
Mevcut sistemde
yönetici atamalarını önemsemekteyiz. Mevcut sistemde tüm yetkiler yönetici
makamındakilerde toplandığı ve bu yöneticilerin yaptıkları eylem ve işlemlerden
dolayı yönetilenler kitlesine indirgenmiş olan öğretim üyelerine ve diğer
üniversite mensuplarına hesap vermelerinin yolları kapatıldığı için, yönetici
olarak atananın kişiliği önem kazanmaktadır. Keyfi uygulamalara açık mevcut
sistemde yönetici makamındakinin demokratik mi yoksa despotik mi bir yönetim
göstereceği, ne yazık ki salt bir kişilik sorununa dönüşür.
Geçtiğimiz hükümet döneminde ve şimdi, AKP’nin her alanda yoğun
bir kadrolaşma politikası uygulaması ve üniversiteler ile sürekli çatışma
halinde olması, eğitimin her alanında değişim ve dönüşümün engellenmesine neden
olmuştur. Cumhurbaşkanının geçen dönem bu siyasetin belirleyicilerinden biri
olması, bu dönem bulunduğu makam gereği bizleri daha da fazla
endişelendirmektedir.
1-
Üniversitelerde
yapılan rektörlük seçimleri sırasında adayların akıl almaz vaadlerde bulunması,
kendi görüş ve düşünceleri doğrultusunda gördüğü öğretim üyelerine tavizler,
sözler verilmesi gibi olumsuzluklar, üniversiter yapıya yakışmayan bir
yozlaşmaya neden olmaktadır. Üniversitede rektör seçimlerine seçim demek de
mümkün değildir. Altı adayın çıkmadığı üniversitelerde seçimlerde düzmece
adaylar yaratılmaktadır. En çok oy alan altı aday arasından hiçbir üniversiter
kritere bakılmaksızın üç adayı belirleyen YÖK Genel Kurulu, bu adayları
Cumhurbaşkanı’na bildirmektedir.
2-
Cumhurbaşkanının, YÖK ‘e atayacağı genel kurul üyeleri ve üniversitelere
atayacağı rektörlerin, ülkemiz yükseköğretiminin geleceğini önemli derecede
etkileyeceği kaçınılmazdır. Laik-Demokratik bir hukuk devletinin temelleri
sağlam olduğu sürece özgür-demokratik üniversiteden söz etmek mümkündür. Bu
sistem içinde yeni doğabilecek tartışmaların önlenebilmesi için üniversitelere
atanacak rektörlerde ve fakültelere atanacak dekanlarda aradığımız nitelikleri
sorumluluğumuzun bilinci içinde belirtmek isteriz.
Bu itibarla, mevcut
antidemokratik sistem değişmediği sürece, Öncelikle rektör adaylarına oy
verecek öğretim üyelerinin, daha sonra altı aday arasından üç aday adayını
belirleyecek YÖK ün ve üç aday adayından birini atayacak olan Cumhurbaşkanı’nın
adaylarda araması gereken kriterler aşağıdaki gibidir:
NASIL BİR REKTÖR ve NASIL
BİR DEKAN İSTİYORUZ;
A-Akademik çalışmaları
gerekli niteliğe haiz, Akademik etik değerleri ilke edinmiş, intihallerin
üzerine gidebilecek,
B-Üniversitelerde
demokrasinin tüm koşulları ile uygulanmasının önünü açabilecek; özgürce bilim
yapılabilecek ve düşüncelerin özgürce tartışılabileceği (Öğretim
elemanı-öğrencisi tüm bileşenleri ile) ortamları yaratacak; Akademik
özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırabilecek;
C- YÖK yasasında
değişiklikleri yurt dışında örnekleri olan ileri düzeydeki üniversiteler
konumuna getirebilecek olumlu değişim ve dönüşümü yapabilecek Bu sayede YÖK’ün
bir koordinasyon ve planlama kurulu haline dönüşümünü talep edebilecek,
şeffaflık, izlenebilirlik ve denetlenebilirlik ilkelerini benimseyebilecek;
D- Akademik temsiliyet
yanında akademik özgürlükler ve bilimsel araştırmaların en üst düzeyde
uygulanması için ortamların yaratılmasını sağlayacak ve takip edecek;Kurulların
aktif ve dinamik çalışmasını sağlayabilecek ve kurullardan gelen kararların
uygulayıcısı olarak bir yürütme kurulu haline gelecek; Üniversiter yönetsel
özerkliği ve eşitçiliği sağlayabilecek; bu konuda ve mali yönden demokrat ve
şeffaf olabilecek;Kadroların dağıtımında akademik yükseltme kriterlerine dayalı,
bilimsel liyakatı esas alan ,bağımsız bir bilimsel kurul tarafından
belirlenmesini sağlayabilecek.
E-İç ve dış bağımsız kurum
denetimine açık, izlenebilirlik ve şeffaflık ilkelerine sahip olacak (dekanlar
için de tüm bu ilkeler geçerli olacak).
F-Üniversitelerde üretilen
bilimin toplum ve sanayi ile buluşmasının önünü açabilecek, öğrencisinin ve
toplumun sosyal,kültürel ve sanatsal alanda gelişimini sağlayabilecek
toplantılar,konferanslar söyleşiler düzenlenmesini teşvik edecek ve bu
ortamları yaratacak
3-
Yukarıda belirttiğimiz kriterleri tamamlayıcı
olarak, ülkemizdeki üniversitelerin bir an önce özgürlükçü, katılımcı ve özerk
bir yapıya geçmesini sağlayabilecek anayasal ve yasal reformların yapılmasına
katkı sağlayabilecek bir niteliğe sahip olmak.
Saygılarımızla.17.06.2008
Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği
İrtibat;0533 7221469 –Başkan Prof.Dr.Tahsin Yeşildere