|
Yargıtay `ın kararın gerekçesinde kasıt arayarak,
kendilerini tehlikeli insanlar olarak gösterdiğini savunan
Kaboğlu, kendilerine yönelik
ölüm
tehditlerinin artacağını öne sürdü.
Türkiye `de son zamanlarda aşırı milliyetçi
söylemlerin arttığını iddia eden Kaboğlu,
İsmail Türüt `ün klibine çekilen video klibinde
bunun açık göstergesi olduğunu söyledi.
Yargıtay 8. Dairesi`nin, `Azınlıklar ve
Kültürel Haklar Raporu ` dolayısıyla açılan ve
beraatle sonuçlanan davanın kararını esastan bozması
sonrası, raporu kaleme alanlardan birisi olan Prof. Dr.
İbrahim Kaboğlu, Türk Tabipler Birliği Başkanı
Prof. Dr.
Gencay Gürsoy, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği
Başkanı Prof. Dr.
Tahsin Yeşildere,
DİSK
Genel Sekreteri Musa Çam ve 78`liler Birliği
üyesi
Celalettin Can, basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya, raporu kalema aldığı için söz konusu davada
yargılanan Prof. Dr.
Baskın Oran ise katılmadı.
Raporu
hazırlamak için
Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu `na gönüllü
olarak çağrıldıklarını ve kurulun yasalar çerçevesinde
kurulmuş olduğunu dile getiren Prof. Dr.
İbrahim Kaboğlu, kurulun
BM
sözleşmeleri ve
Avrupa Konseyi sözleşmelerine göndermeler
yapılarak kurulduğunu dile getirdi. Kuruldaki görevlerinin
Türkiye `nin sorunları hakkında görüş belitmek
olduğunu aktaran Kaboğlu,
Yargıtay `ın verdiği kararla `Neden işinizi
yaptınız?` dediğini savundu.
`YARGITAY BİZİ HEDEF GÖSTERDİ, BUNDAN SONRA ÖLÜM TEHDİTLERİ
ARTABİLİR`
Yargıtay 8. Dairesi`nin verdiği kararda, `kasıt`
söz konusu olduğunu belirterek niyetlerini sorguladığını ve
kamuoyuna kendilerini kötü niyetli insanlar olarak lanse
ettiğini savunan Kaboğlu, `Üniversite öğretim üyesi olarak,
hukukçu ve dipolamat yetiştiren kişiler olarak, `Bunu
kasıtlı yaptınız` diyor ve bizi topluma niyeti bozuk kişiler
olarak lanse ediyor. Bununla da yetinmiyor karar, `Siz
sorumluluğunuzu bilmek durumundaydınız, bu konuların
Türkiye `de tartışılmayacağını, kimlik sorununu
ele alınmayacağını bilmek zorundaydınız` diyor.` şeklinde
konuştu.
Verilen kararla
Yargıtay `ın kendilerini tehlikeli kişiler olarak
topluma lanse ettiğini öne süren Kaboğlu, `Böyle bir
kararla, bizleri, tehlikeli kişiler olarak, tehlikeye neden
olabilecek kişiler olarak topluma lanse ediyor ve
dolayısıyla biz hedef gösterilmiş oluyoruz. Yargıçların bu
noktada sorumluluğunun altını çizmek gerekir. Bu sadece
Oran,
Kaboğlu davası değildir. Biz zaten hedef gösterilmiştik. Bu
karardan sonra gerek
Oran
`a gerek bana yönelik yaşam hakkımıza yönelik tehditler
artmaya başlayacaktır.` ifadelerini kullandı. Kaboğlu, bir
basın mensubunun `Hiç ölüm tehditi aldınız mı ?` şeklindeki
soruya, `Daha önce mahkeme süreçte tehdit aldığmıız için
zaten bize koruma tahsis edildi.` cevabını verdi.
`TÜRÜT
`ÜN ŞARKISINA YAPILAN KLİP, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA
KABUL
EDİLEMEZ `
Türkiye `de son yıllarda aşırı milliyetçi
söylemlerin arttığını söyleyen
İbrahim Kaboğlu, `Sadece biz değiliz. Bu tür
eğilimler
Karadeniz `deki türkülere kadar sirayet ettiğine
göre, demek ki
Başbakanlık binasında ateşlenen şiddet fitili
aradan 3 yıl geçmiş olmasına rağmen bütün
Türkiye `ye yayılmaktadır. Bu bakımdan ırka
dayalı milliyetçi şoven çıkışılara dikkat etmek gerekiyor.`
ifadelerini kullandı.
Bir
basın mensubunun `İsmail
Türüt `ün türküsüne yapılan klip de bu bağlamda
ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir mi ? şeklinde
sorusu üzerine Kaboğlu, klibin açıkça
ölüm
tehditi içerdiğini ve
Dink
suikastini ve bundan sonra yapılacak suikastleri teşvik
ettiğini söyledi. Kaboğlu, `Bu tipik bir durumdur. İfade ve
düşünce özgürlüğünün korunmasından yararlanamayacak bir
alandır. Tamamen bir cinayeti övmektir.
Sadece
cinayeti övmek değil, bundan sonraki cinayetleri teşvik
etmektir. Toplumsal huzuru bozmaktır. Bizim yaptığımız tam
tersine, toplumsal dokuyu güçlendirmek için
evrensel ilkelere dayalı ve Anayasal çözüm
önerileri sunmaktadır. Kesinlikle bu ifade özgürlüğünden
yararlanamaz. Açık bir şiddete çağrı ve cinayeti övmek
vardır. Hatta farklı etkin kökenli olanları bu topraklardan
temizleme yönünde bir çağır ve övme vardır.` diye konuştu.
Kaboğlu,
Yargıtay üyelerinin verdikleri kararda kişisel
görüşlerini göz önüne alarak duyguları ile hareket
ettiklerini savundu. AA 2007-09-18 18:59:01 |